CityMersin
tren

Ankara Escort istanbul Escort Ankara Escort Bayan izmir Escort Ankara Escort Ankara Rus Escort Ankara Escort Çankaya Escort Ankara Escort Eskişehir Escort Eryaman Escort Kuşadası Escort Gaziantep Escort

olbios
city-mersin-idman-yurdu-akhisar

Biz bir takım mıyız?

Bu hafta Akhisar Belediyespor-Mersin İdman Yurdu maçını izledikten sonra, bu sezon “Biz Bir Takım Mıyız”? sorusuna cavap aradım ve aklıma;  ‘’ Kazların göç şekilleri ‘’ geldi.

Şimdi bu ‘’ Kazlar ‘’da nereden çıktı diyebilirsiniz. Kazlar doğa bilimcileri tarafından, “en doğru yere, en kısa sürede, en az fire vererek göç eden kuşlar” olarak saptanmıştır. Hepimiz, güneye doğru V biçiminde uçan kazları görmüşüzdür. Her kuş kanatlarını çırparken kendisini izleyen diğer kuşu yukarı kaldıran bir güç oluşturur. Önde giden kazlar yoruldukları zaman arkaya geçer, diğer kazlar öne doğru yol alır. Bu dönüşüm sayesinde en fazla kanat çırpan kazlar dinlenme şansını elde eder. En önemlisi ekiple bütünleşerek  ve sürü şekilde istenilen yere varılır.

Kazlar, insanlar kadar gelişmemiş oldukları halde hayatta kalabilmek için içgüdüsel olarak ortak hedeflerine bir takım bütünlüğü içinde daha kolay ulaşırlar.

Bir insanın pek çok şeyi yalnız yapması mümkündür, ama birlikte çalışmadığı taktirde ulaşacağı başarı sınırlı olacaktır diye düşünüyorum bu maçı izledikten sonra.

O zaman sorumun cevabına; ‘’ Biz bir takımdık ama şu anda tekrar takım olma sürecinin sancılarını yaşamaktayız ‘’ diye cevap verebilirim.

Hem takım oluşturma, hem de takım ruhunu oluşturup o ruhu yaşatma görevi; takımın idarecileri, lider oyuncularının yanısıra, özellikle takımın teknik direktöründedir. Yani artık direksiyon Mesut Bakkal hocamızda ve sahada ona yardım edecek lider oyuncularda. Geçen sene belki bu görevi o dediğimiz lider oyuncular yapıyor idi. Bu sene eksiklik o olabilir mi?

Defans hattında genelde oyunu geniş açıdan izleyen, oyunu yönlendirebilen tecrübeli oyuncular olur, maçı okuyan ve arkadaşlarını yönlendirebilen. Bu sene ben bir ses duyamıyorum maç içinde. Bazen sırf takım dengesini koruyabilmek için lider oyuncu tutarsın takım içinde, kenarda da olsa sana destek olacak.

Ve gelelim maça; Milyonlar harcayıp transfer yapan fakat sahasını yapmayan Akhisar Belediyespor. Dolayısı ile sanki tarafsız sahada oynanan bir maç. Söylemeden geçemeyeceğim çok tarz deplasman formalarımız. Duyarlı seremoni.

Beşiktaş maçına göre daha iyi bir oyun,  daha fazla gol şansı fakat maç sonucuna damgasını vuran bireysel hatalar ve belki sarı kartlardan dolayı yapılan zorunlu değişiklikler. İki farklı oyuncumuzun yaptığı hata tüm takıma hatta tüm camiaya mal oluyorsa, bireysel hataların en aza indirilmesi gerekmektedir. Bunun içinde teknik kadronun, oyuncuların kişiliklerinin ve eldeki oyuncuların hangi yönlerini geliştireceğini tespit etmesi ve bu tespiti yaparken oyuncuların psikolojik özelliklerine ve kişilik özelliklerine dikkat etmesi gerekmektedir. (Bu yüzden takımlarda spor psikologları ile çalışılmalıdır.)

İlk ve önemli bireysel hatamız dakika 67 kalecimiz  Mihaylov’dan… Hesap yanlışlığı yavaş bir degaj ve geri dönen topun ağlarla buluşması, skorun 0-1 olması. Mihaylov’un ve takımın motivasyonun düşmesi.  Mihaylov’un golü yedikten sonra; davranışları incelendiğinde bu sefer hatanın kendinde olduğu bilinci ile; hatasını yumuşatabilmek adına yerde kalıp sağ bacağını tutması. Bir yerimiz ağrıdığında kendiliğinden elimizi ağrıyan yere koyarız bu da enerjimizi o bölgeye vererek acıyı daha az hissetmemize neden  olur. Yani kendi kendimize sosyal destek sağlarız.

Diğer bireysel hatamız ise; yine kırmızı kart üzerine.

Dakika 89, Efe Halil Özarslan son adam, tamam oyuncusunu kaçırıyor o anda karar vermesi gereken iki seçeneği var, mücadeleye devam edecek yada faulle indirecek. Neden 2. seçenek tercih ediliyor? Bıraksa belki Rodallega isabetsiz bir şut çekecek yada Mihaylov kurtaracak. Zaten 12 dakika önce  gol yemiş psikolojisini toparlayamamış kalecin var  ve maçın son dakikaları adrenalinler en üst seviyede; penaltının kurtarılma şansı ne olabilir ki? Kırmızı kart görüp, sahada arkadaşlarını yalnız bırakan futbolcuların, davranışlarını değiştirmek üzere çalışılmalı. Takım olmak ve takım olarak kalmak istiyorsak. En azından şimdiye kadar hırçınlıklardan yada itirazdan dolayı kırmızı kart gören oyuncumuz yok. Bu da bardağın dolu tarafı. Çünkü onlar, kendilerini denetlemeden yoksun oyuncular olarak tanımlanmaktadır. Araştırıldığında; kırmızı kart gören oyuncuların, diğerlerine göre  daha az  empati yeteneğine sahip olduğu görülmektedir. Her ne kadar yenen kartlar tecrübesizlikten ve çaresizlikten olsa da.

Kayserispor maçına takım ruhu ile çıkmak için; bu hafta herkesin üstüne düşen yapması gereken görevler var.

Teknik ekibin; takımı bireysel görüşmelerle bir hedefe yönlendirmesi; ki ilk hedef son sıradan kurtulmak olmalı. Yönetimin eldeki imkanlarla takviye yapması ve taraftarların maça gelmesini sağlamak için kombine  fiyatlarını düşürmesi, taraftarların da takımına inanması ve stadda yerini alması gibi. Ne olursa olsun hep destek tam destek.

O zaman işte biz bir takımız.

“Bir araya gelmek başlangıç, birarada durmak ilerlemek, birlikte çalışmak başarıdır.” Henry Ford.

Sevgilerimle,

Ulaş Özdemir

Hakkında Ulaş Özdemir

Ulaş Özdemir
Psikolog Ulaş ÖZDEMİR hanımın perspektifinden Mersin İdman Yurdumuz….
denizli web tasarım Estrogenolit Hapı Hacklink Shell indir Bahçe Duvar Kalıpları