CityMersin
tren

Ankara Escort istanbul Escort Ankara Escort Bayan izmir Escort Ankara Escort Ankara Rus Escort Ankara Escort Çankaya Escort Ankara Escort Eskişehir Escort Eryaman Escort Kuşadası Escort Gaziantep Escort

ebru

İşte İlan Ediyorum Herkese…

panter

 

Oldu oldu en sonunda bim bam boom
Rüyalarım gerçek oldu bim bam boom
Duyduk duymadık demesin hiç kimsee
İşte ilan ediyorum herkesee
hah hah haaaayy
dinleyin dostlar…

 

 

Yasemin Kumral, bu şarkıyı elinde Pembe Panter’i tutarak söylerdi. İlkokul 1. sınıf okuma bayramı provalarında öğretmenimin yanına gidivermiş “ Öğretmenim ben şarkı söylemek istiyorum ” diyebilmiştim ve nasıl olduysa kabul edivermişti asabi Sabahat. Sonra, kendimi sahne de buluvermiştim elimde Pembe Panter’im ile. Aman ne heyecandı ne heyecan!

Arka fonumda, hep şarkılar çaldı hayatım boyunca. Çocukken elimde kolonya şişesi, aynanın karşısında çılgınlar gibi bağıra çağıra, büyüdükçe de kimi zaman direksiyon başında kimi zaman tencere başında. Şimdiler de sele üstünde sanki sahnedeymiş gibi delicesine hep şarkı söyledim, söylüyorum. Bir şarkıcı fışkırır içimden sanki…Birgün sahneye çıkacakmış gibi prova yapar adeta…Hoş, gerçi söyleyerek olmasa da bir orkestra mensubu olarak gitar çalmışlığımız var yani… Hem de geçtiğimiz aylarda, haşmetli bir sahnede…Yaptım mı yaptım, çıktım mı çıktım işte sahneye. Üstelik çok hoş bir heyecandı hatta müthişti. Hem de biz süperdik, süper eğlendirdik.

e2 e3 e4

 

Öyle, kolay kolay yaptıklarından pişmanlık duymayan, ‘’ keşke ’’ lafını lugatına hiç sokmayan bir insanım. Ancak; şarkı söyleyerek sahnede olma arzumu yerine getirmemiş olmam, hayatım boyunca duyduğum, belki de en büyük pişmanlık olmuştur. Önüme çıkan engelleri devirmek için hiç mücadele etmedim, hiç hırs yapmadım, hep kabullenip “Peki” dedim. Hırs, zaten bunu da lugatıma hiç ekleyemedim.

Ve şimdi işte, bitmiş koskoca 47 yıl…Yazması bi tuhaf, söylemesi ayrı tuhaf…Ne ara yaşandı bu koskoca rakam, ben nerdeydim bunca yıl geçerken, bir yerlere mi gittim geldim de ne olmuş, hala kavrayabilmiş değilim. Sanki elinde hala kolonya şisesini tutup şarkı söyleyen o küçük kızım ben. Hala dedesinin bahçesinde meyve ağaçlarına tırmanan, sokaklarda kukalı saklambaç oynayan, sümüğü aktı mı koluna silip oyuna devam eden küçük kızım…:) Kim yaşadı bunca yılı inanın bilmiyorum.

Ruhum, ruhum sanki hiç erimeyen iki top dondurma gibi çocukluğumun Sergen Pastanesi’nin önünde duruyor ( Erimiyor diyorsam erimiyor! Öyle “ erir ” deyip içine limon sıkmayın, lütfen! )…:) Bir kaymaklıdan bir çikolatalıdan diyen annesinin elini tutup, pastanenin o güzel kokusunu ezber eden küçük kızım ben hala…Ve hala o kokuyu yakaladığım yerde kilitleniverir, kalakalırım dakikalarca tüm hücrelerime depolarcasına solurum da solurum. Öte yandan da “Kııırkyediiii bitti işte bitti bittiiiii“ diyor nanik yaparcasına ‘’ aklım ’’, aklı sıra dalga geçiyor benimle. Amaaa hahaayt! Allah’tan, söz dinlemez, iflah olmaz bir bebe ruhum var içimde hala, elinde dondurması, kolonya şişesi ile şarkı çığıran, her an şişeyi geçiriverecek kadar gözü pek.

Susmasın zaten ruhum, hiç susmasın. Bunca yılı ‘’ O ‘’, böyle kolaylıkla geçirtti bi çırpıda. Ruhum hep böyle deli dolu, her an, her şeyi yapabilecek kadar bir çılgın iken; aklım, aklım ise, öyle bir başımda durdu ki… Durmaması mümkün bile değilken zaten!

e5

Çalışan bir annenin çocuğuydum ben. 1970’ler 80’lerde bu öyle hiç de kolay bir şey değildi, hem de hiç! Şimdi kolay tabii, korunaklı siteler, tüm gün okullar, akşam annenin iş çıkışına kadar tıkılınan etüdler, evde bakıcılar falan, cep telefonları keza…Eee şimdi kolay, çok kolay! O yıllarda henüz 6 yaşındayken, 1974 yılından itibaren başkent Ankara’da boynunda anahtarı asılı, küçük bir kız çocuğu olarak tek başıma büyüdüm. Annem, harika anlatımı ile adeta içine soktuğu masallarıyla ya da hayattan verdiği örneklerle sürekli kafamın içini sıkı sıkıya doldurdu, ince ince işledi beni. Uzakta olup da yakınımda olabilme, koruyabilme,  annelik iç güdüsüyle. Böylece hep kontrollü olmayı, kendime yetmeyi, her şeyi kendi başıma çözebilmeyi, halletmeyi ögrendim. Ayaklarım üzerinde sağlam durmalı, gözüm hep açık ve güçlü olmalıydım. Çocukluğumun da hakkını vermeyi ihmal etmeyen deli dolu ruhum ile akıllı aklım, ne yaşarsam yaşayayım hep güçlü kıldılar hayatım boyunca beni.

Aslan’ım ben, Yonca’nın (Yonca Tokbaş) dediği gibi “ Sevdiklerinin hayatı, mutluluğu, hayalleri söz konusu olunca aklınızın bile alamayacağı bir hızla ve atakla saldırıya geçebilecek güçte ‘’ olan bir Aslan…Geri kalan zamanda ise sonsuz sabırlı, sükunetli bir Aslan…Tehlike karşısında soğukkanlı Ormanlar Kralı! Sadeliğindedir gücü, Aslan kadınları için şan şöhret, gösteriş sever derler. Oysa Aslan’ın bunları sevip sevmemesi mesele değildir. Beni ormana salın cıscıbıldak yine yaşarım mutlu, umutlu. Hayatta kalırım. Taş tuş, takı, para pul istemem. Şan şöhret peşinde koşmam. Ha! Ama koyun beni saraylara, o bilmem kaç yıldızlı ortamlara, oraya da ayak uydururum.

Onca yaşadığım sene için edebiyat yapmayacağım elbette. Harika, neşeli günler gibi çok, çok zor günler, aylar, yıllar da yaşadım, herkesin yaşamış olabileceği gibi…Ama şunu biliyorum ki ruhunuz ne kadar küçük, aklınız da ne kadar yerli yerindeyse, yüreğinizin sesi ile ‘‘ tevvekkül’e ’’ de varınca her şey çok daha kolay yaşanıyor…İşte bu yüzden hep bir sükunet hali vardır üstümde! Aslanım çünkü ben, ama tevekküle varmış bir Aslan.

İşte tüm bu 47 yılımın şerhinde; beni ben yapan, hayatıma giren çıkan tüm öğreticilerime, yüzümü güldüren, el veren, destek olan, ışığıyla yolumu aydınlatan, her koşulda yanımda ve hayatıma iyi niyetle dokunuşları olan, ayırt etmeksizin Yaradan’ın tüm yarattıklarına sonsuz minnet duygusu ile doluyum…

Ve adım attığım bu naçizane yolda, bu satırları değer verip okuyan sizlerin beni kusurlarımla hoş göreceğinize inanıyor ve sizlere teşekkür ediyorum bana kattığınız değer için.

Ve bir teşekkür daha Yaradan’ıma, bu dünyaya kattığım iki değerli nefes için…

“ Hoş geldin 48 “

e6

Sevgilerimle Ebru
.

 

Hakkında Misafirlerimiz

Misafirlerimiz
Konusunda uzman , bizleri birbirinden farklı konularla bilgilendirip hayata dair düşüncelerini paylaşacak değerli misafirlerimizin yazılarını 10.02.2015 ten itibaren misafir Odasında çaylarınızı , kahvelerinizi kapıp siz de gelin.
denizli web tasarım Estrogenolit Hapı Hacklink Shell indir Bahçe Duvar Kalıpları