CityMersin
tren

Ankara Escort istanbul Escort Ankara Escort Bayan izmir Escort Ankara Escort Ankara Rus Escort Ankara Escort Çankaya Escort Ankara Escort Eskişehir Escort Eryaman Escort Kuşadası Escort Gaziantep Escort

City-Mersin-Gezilecek-Yerler

Plansız-Programsız Tarsus

Dün sabah (06.02.2015),  her zaman ki gibi sıradan bir cuma günüydü benim için. On beş günlük rutin Tarsus’ta bulunan aile mezarlığını ziyaret edecek, öğlene doğru Dostlar kebap salonunda kebabımı yiyecek ( ki bence Türkiye’nin sayılı iyi kebap yapan yerlerinden bir tanesidir ), daha sonra da Mersin’e geri dönecektim.

Ancak dün sabah nedense ilginç bir his kapladı içimi. Hiç hesapta yokken sebepsiz sırt çantama sanki geceyi Tarsus’ta geçirmem gerekirmiş gibi eşyalar yerleştirdim. Trene bindiğimde saat 09:20 idi. Yaklaşık 21 dakikalık yolculuktan sonra 7-8 dakika da yürüyerek  Tarsus mezarlığına geldim.

İnsan bir garip oluyor en sevdiklerini bu şekilde ziyaret edince. Lafı çok dolandırmak da istemiyorum, dua edip şehir merkezine doğru yola koyuldum. Doğduğum büyüdüğüm topraklardı burası ve her adımda ayrı bir zevk aldım.  Nedense hiç eve dönmek istemiyordum, sıradan bir mahalle kahvesine oturdum ve pipomu yaktım, bir çay söyledim. Çaycı çocuk film falan mı çekiyorsunuz abi dedi güldüm, beni de çıkarsana deyince tutamadım kendimi bekle dedim ve hemen bir fotosunu çektim. Vallahi çıkacaksın dedim ama film de değil internet te deyince, oooo abi ben zaten Facebook’ta çıkıyorum ki dedi. Neyse, bu çay benden, Face’den de ekle beni diyerek beni pek sallamadan işine devam etti .

Öğlen olmuştu artık ve ben kebap yerine başka bir şeyler yemek istemiştim. Tarsus’un hemen her şeyi meşhur ve lezzetlidir humus, lahmacun ve hatta kelle paçası. Biraz etrafta takılayım derken, Bedesten denen tarihi hanın tam yanında küçük ama şirin ev yemekleri de yapan bir yere rastladım. Tarihi Kubbe Restoran, ne yiyebilirim dediğimde içeriden bir teyze seslendi bugün şanslı günün mumbar var, cumaları yapıyoruz seviyorsan kaçırma dedi. Hahah sevmezmiyim be !! Yolla teyzecim dedim 1,5 porsiyon. Mumbar sofraya ne zaman geldi ben o tabağı ne zaman bitirdim haberim yok. İnanılmaz lezzetli ve güzeldi, tarif bile edemiyorum. Yemeyi sevdiğimden, tatmin olmamıştım bir porsiyon daha alabilir miyim diye sorduğumda, haftaya yine gel belli müşterilerim var onlara yok çekemem dedi. Üffff dedim içimden :). Ama haklı çıktı çok geçmeden insanlar gelmeye başladı, hatta çok ilginçtir Mersin’den gelenler bile vardı. Bence bir ara siz de denemelisiniz ancak yok  çekme ihtimalini de düşünerek ben size telefonunu veriyorum gitmeden önce rezervasyon yaptırın ;) ( 0.324.6133222 )

Keyfime diyecek yoktu, yemek sonrası çayımı da içtikten sonra bu gece burada nerede kalabilirim diye düşünmeye başladım. Anne babam da olmayınca Tarsus’ta bir evim de yoktu artık. Gerçi bir çok akrabam var ve beni seve seve misafir ederler ancak galiba yalnız kalmak istedim.

Oradan kalkıp etrafı gezerken hemen yürüme mesafesi ile 2 dakika uzaklıkta tarihi bir yapı ve o yapının üstünde Elif Hatun Konağı yazısını gördüm. Hangi güç tutabilirdi ki artık beni, hemen daldım içeriye offf ki ne off o girişteki heybeti anlatamam. Tarihi bir bina çoğu benzeri gibi restore edilirken bozulmamış ve o güzel dokusunu koruyabilmişti . Etrafa şaşkın şaşkın bakarken, bir hanımefendi yaklaştı, ‘’hoş geldiniz nasıl yardımcı olabilirim  ‘’ diye sordu. Hoş görünümlü, kibar bir hanımdı.  Bu gece burada kalmak istiyorum yeriniz var mı dedim? Yeni açıyoruz ama kalabileceğiniz odalarımız mevcut dedi. Birden ellerini farkettim yıpranmış ve kirlenmişti müsaadenizle ellerimi yıkayıp hemen geliyorum siz şöyle bekleyin diyerek ne içmek istediğimi sordu. Çay uygun,  yoksa zahmet etmeyin dedim. 5 dakika sonra biraz önceki ellerden eser kalmamış, elinde çay ve elmalı pasta ile geldi. Orada öyle biraz sohbet etme şansı yakaladım ve anladım ki o eller, o kocaman konağın yapımı sırasında ‘’ Alın Terinin ’’ silindiği eller imiş. Her taş yerine konurken bir el atmış Seçil hanım. Emek verildiği belliydi. Bir çok odası vardı konağın, hepsini gezdirdi. Hala yapım aşamasında olan kısımlar vardı ama ben gece burada kalmalıydım. Otel yeni açıldığından ve beni samimi buldukları için en güzel odayı normal oda fiyatına verdiler. Hürrem Sultan’dı odanın ismi. Birkaç fotoğraf çektim, oda inanılmaz güzeldi ve insana huzur veren bir yapısı vardı ancak o banyo yok mu o banyo? İnanılmazdı! İçinde küçük bir Türk hamamının olduğu kubbesine kadar ince ince düşünülmüş bir başyapıt diyebilirim. Öğleden sonra çıkıp şehirde tur attım, birkaç arkadaş ve akrabamı ziyaret ettikten sonra bir şeyler atıştırıp konağa geri döndüm. Biraz kitap, biraz internet derken normalde sabaha karşı en erken 03:00 gibi uyuyan ben,  gece 23:00 sularında uyumuşum.

Sabah kalktığımda son yıllarda bu kadar güzel uyku çektiğim bir gün daha hatırlamadığımı farkettim. Kahvaltı için aşağıya indim, sofrada yok yoktu. Hani deriz ya bir kuş sütü eksikti diye, aynen o kıvamdaydı kahvaltı. Odanın adı Hürrem Sultan’dı evet ama ben de kendimi Sultan Süleyman gibi hissetmiştim :). Konaktan ayrılırken Seçil hanım yoktu ancak küçük bir not bırakmıştı, ‘’umarız sizi güzel ağırlayabilmişizdir sevgiler Seçil SANCAKTAR … ” Ne büyük nezaket, insan nasıl mutlu olmasın ?

Tarsus’ta kalmanın huzuru, konakta geçirdiğim o sakin ve huzurlu saatler beni inanılmaz derecede motive etti. Bu yazımı da Mersin’e dönerken tren de yazdım.

Yani dostlarım, sabah kalktığımızda bir şeyler planlıyoruz yapmak için ama inanın hiçbir şey planladığınız gibi olmuyor hayat sürprizlerle dolu.

Sevgiler TheBeard.

Hakkında TheBeard

TheBeard
Büyürken görünüşüm benim için çok önemliydi ve herzaman insanları etkilemeye çalışırdım. Ama sakalım benimle birlikte büyürken özgürlüğün farkına vardım. Evet, gücümü sakalımdan aldığım doğrudur, damak tadım ise doğuştan.
denizli web tasarım Estrogenolit Hapı Hacklink Shell indir Bahçe Duvar Kalıpları