CityMersin
tren

Ankara Escort istanbul Escort Ankara Escort Bayan izmir Escort Ankara Escort Ankara Rus Escort Ankara Escort Çankaya Escort Ankara Escort Eskişehir Escort Eryaman Escort Kuşadası Escort Gaziantep Escort

olbios
resim2

Yoksa Siz Hala Bisiklettiremediklerimden Misiniz…

Hani, Sahne 1, Sahne 2, 3, 4, 5… Diye diye güzel bir filmi anlatmak ister gibi bisiklet hikayemin nasıl başladığını yazmıştım ya o ilk yazımda, hatırladınız değil mi? ( http://www.citymersin.com/sinay-da-sinanay-hoppa-sinanay/ ) Yazımın devamında da kendimi daha ilk günümde, nasıl da bir korku filminin içinde bulduğumu da hatırlıyorsunuzdur… Valla ben hatırlamak istemiyorum :(( Hatırladıkça o günü tüylerim diken diken oluyor, kanım çekiliyor, ürperiyorum… Amaan Allah’ım nasıl bir saatti o yaşadığım öyle, korkuuunç… O gün, o ilk günümde, o sahilde sanki Alfred Hitchcock filmlerinden birinin senaryosunun baş figüranıydım. Evet evet figürandım, başrolde olan ben değildim onlardı…Filmi perde de hayal etsenize şimdi; Öylesine bir gün ama pazar günü olan birgüüün, hiçbir şeyden habersiz genç (!) bir kadın yani ben oluyorum :P. Yıllar sonraaa ilk defa tenekeden, zilsiz iki teker üzerine mutlu mesut binmişim, kiraladığım bisiklet ile “lalala lalalla laa” diye diye bi güzel sahile gitmişim, amaaan bir de ne göreyim! Eyvaaaaah ki ne eyvaaah! Zaten kalabalık olan şehrimin halkı ile birlikte diğer bir ülkenin halkıda o gün sahile akın etmişti adete. Sanki garibim, akılsız beni karşılamak isterlercesine. Sağımdan, solumdan, arkamdan, önümden, her tarafımdan, her boy, her cins varlık sanki üstüme üstüme geliyor, beni yemek istiyorlardı adeta. Nasıl geçtim aralarından, nasıl kurtuldum, nasıl hayatta kaldım ve nasıl hayatta bıraktım onları kazasız belasız, inanın ben de bilmiyorum.

Tüm bu yaşadığım kabusa ve feci popo ağrılarıma rağmen ertesi gün, ertesi gün, ertesi gün deee, inatla sürmeye hangi akılla devam etmişim, onu da bilmiyorum! Meğer hayatıma yepyeni bir pencere açıyormuşum, meğer yepyeni bir serüvene adım atıyormuşum henüz farkında olmadan, herşeyden bihaber ben.

Serüvenimin asıl şekillendiği, varlığını iki yıldır bilmeme, gelmeyi de çok istememe rağmen, bir türlü gelemediğim o güzelim dükkana ise çok şükür üçüncü günümde, nihayet adım attım.. Doğru zaman ancak gelmiş demek ki. Oğuz’un Bisiklet Durağı (Mersin Bisiklet Kiralama); oldukça sevimli ve hissedilebilir güçlü bir dinamiği olan bu güzelim minik dükkanda çok iyi markalara ait kiralık bisikletler, göz alıcı aksesuarlar, tamir malzemeleri ve herşeyden öte samimiyet vardı, kahve vardı, sohbet vardı, Oğuz vardı. Böylelikle tanıştık Oğuz’la, Hande’nin nişanlısı Oğuz’la. Geçtiğimiz haftada evlendirdik çok şükür. Ömür boyu mutlu mesut olsunlar inşallah. Oğuz’la tanıştık tanıştıkta, garibimi tanıştığına da bin pişman ettim zamanla :)) Hehhhee ardı arkası gelmeyen sorularıma, meraklarıma, gece geç vakit kapatmasına rağmen sabahın 8’inde sırf ben istiyorum diye dükkan açtırmalarıma, kaprislerime oldukça kuvvetli bir sabır, direnç gösterdi sağolsun :P
.city-mersin-ebru-1

İkibuçuk ay boyunca haftaiçi hergün sabah 08:00 de, çocuklar kapıdan ben bacadan, arabaya atlayıp :) bisiklet sürmeye gittim. Yine saati 5 liraya ama bu sefer iyi marka bir bisikletle, müziğimi de açıp, nefes nefese, mis gibi havayı koklayarak, rüzgarı kucaklayıp sahilin diğer bir ucuna gidip gelmek,  yürüyen insanların arasından hızla geçmek, tanıdık eş dosta selam vermek, denizi seyretmek, park da spor yapan insanları görmek, tabii illaki fotoğraf çekmek, gittiğim km’yi hesaplayan navigasyonumdan arada bir gelen “distance 5 km” anonsunu duymak ve herşeyden öte artık önüme çıkabileceklere çalabileceğim bir zilimin olması müthiş ama müthiş keyifliydi. Havada bir kuş gibi süzülmek, ruhunuzu hiç olmadığınız kadar özgür hissettirir kendinize, bisiklet üstündeyken. Havadan oksijeni, denizden iyotu, bisikletten de seratonin hormonunu bedavaya bol bol almak, kolilerce mutluluk ilaçları içmişim gibi etki yarattı ben de. Artık günün her saati, gülmekten ağzı sürekli kulaklarında dolaşan ve nereye harcayacağımı bilemediğim müthiş bir enerji yumağına dönmüştüm :))

Zevkle pedalladığım bu her günümü, daha da renklendirmek için bol bol fotoğraflar çektim, süsledim püsledim kolajlar, mesaj içeren şarkılı videolar hazırladım, mesafelerimi de ekleyip, sosyal medya ortamlarımda paylaştım gün be gün. Aslında tabii bu paylaştıklarım; mutluluğumu, yaşadığım keyfi herkese ortak etme isteğiydi.  “Haydi siz de gelin”, “katılın”, “siz de benim gibi mutlu olun” demekti. Ve birçok arkadaşım ardı ardına, birer birer aramaya, “ben de geliyorum ben de, ben de…” demeye başladılar. Böylelikle daha ikinci haftamda, Whatsapp’da 15 kişilik ‘Let’s Ride’ diye bir grubumuz oluştu.

city-mersin-ebru-2

Havanın limonata gibi olduğu, heran yağabilecek, süpriz yağmurlara gebe olan baharın bu ilk günlerinde, o gün kim gelebiliyorsa sabah erken saatlerde tacizlere başlayıp gruptan mesajlaşarak, buluştuk Oğuz’un dükkanında. Kapının önünde bizim için hazırlanmış, sıraya girmiş bisikletlerimizi birer birer alıp doğru sahile….. Vvınnn.… Kimi zaman yağmura yakalandık, kimi zaman fırtınaya. Kimi gün 3 kişi olduk, kimi gün 7 kişi, kahkahalarla, sohbetlerle, müzikler eşliğinde pedalladık, sahil boyunca git-gel 15 km.

city-mersin-ebru-3

Tabii bana bir süre sonra, bu hep aynı yerde git-geller yetmemeye başladı, Kimsenin gelmediği bir günü fırsat bilip, şehrin diğer ucuna keşfe gitmek için pedal bastım, bayılırım ya maceraya, illaki adrenalin!…. Vvınnn… Hem böylece rotayı önceden kendim deneyip, sonra da kandırabildiğim arkadaşlarımı da yanıma alıp daha ilerilere götürebilecektim ne de olsa sorumluluk vardı üstümde. Balıkçı barınağında ki kayıkların, teknelerin önünden martılarla birlikte huzurla süzülmek, parkın içinden geçip, vızır vızır dolmuşların arasına girmek, şehrin en sonunda ki Uluslararası Mersin Limanı’nın o büyülü enerjisini, şehrin dinamiğini yaşamak, sakin sessiz sahilden sonra bana öyle süper gelmişti. Mest oldum! :)

city-mersin-ebru-4

Zaman içerisinde mutluluğumu, heyecanımı yansıttığım, e bi de zayıfladığımı da gören onlarca eş dost, tanıdık hatta tanımadık  pek çok kişi farklı farklı şehirlerden ya aradılar ya mesaj çektiler, çok motive ettiğimi, tekrar bisiklete başladıklarının mutluluğunu paylaştılar benimle. Kimisi koşuyu bıraktı bisiklete başladı, kimisi çocukluğunda öğrenmeyi yarım bıraktığı bisiklet sürüşüne yeniden başlayarak, videosunu çekip gönderdi. Kimisi de hoca tuttu daha fazla geç kalmadan öğrenebilmek, kanatlanabilmek için…

city-mersin-ebru-5

Derken derken bir gün, telefonum çaldı yine. Eski bir arkadaşımın akrabası ve henüz çok yeni tanıştığım, bisiklet paylaşımlarımı keyifle takip eden, motive olup, kızı ile birlikte kendisi de yeniden başlayan bir arkadaşım, heyecanlı bir ses tonuyla arayarak;

“Hadi Ebru hazırlan,  Gökoava’ya gidiyoruz” dedi………………….!

Nee? Gökova mı? E tamam biliyorum orayı da, Ne yani? Ne turu? Nerden çıktı? Nasıııl?? 350km mi? kim ben mi? biz? çadırda?  Aaa aaaa………………….??

Mısırlarınızı patlatın, koltuklarınıza yayılın en iyisi, ama haftaya şimdi değil :))

Sevgilerimle, Ebru

Hakkında Misafirlerimiz

Misafirlerimiz
Konusunda uzman , bizleri birbirinden farklı konularla bilgilendirip hayata dair düşüncelerini paylaşacak değerli misafirlerimizin yazılarını 10.02.2015 ten itibaren misafir Odasında çaylarınızı , kahvelerinizi kapıp siz de gelin.
denizli web tasarım Estrogenolit Hapı Hacklink Shell indir Bahçe Duvar Kalıpları